Can Yücel bir şiirinde ne güzel demiş;
”Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden”
Ben de artık neden hiç ağlayamadığımı şimdi anladım.
Ağlayan birini gördüğünde acıma hissi uyanır insanda
Bense imreniyorum o insana
Keşke diyorum keşke ben de ağlayabilsem doyasıya.
Hıçkıra hıçkıra ağlamayı özledim.
Tüm yaralarımın acısını yansıtırcasına bağırarak, hıçkırarak ağlamayı… (more…)
Depresyonla mücadele için mutlaka ilaç kullanmanız ya da psikolojik destek almanız gerekmiyor. Mercimek yorgunluğu yok ediyor, palamut ve hamsi mutluluk veriyor. İşte sağlığınız için diğer ipuçları…
Depresyonla mücadele etmek için mutlaka ilaç kullanmanız ya da psikolojik destek almanız gerekmiyor. Hamsi, palamut ve mercimek gibi Omega-3 içeren gıdalar, depresyon tedavisinde önemli bir rol oynuyor..
Beslenmek yaşamamız için gerekli olduğu kadar, yaşam kalitemizi artırmak için de gereklidir. Her konuda mucizevi etkiler yaratan besinler; kendini yorgun, mutsuz ya da asabi hissedenlerin, kısacası depresyonda olanların da imdadına yetişiyor. Medical Park Hastanesi’nden Diyetisyen Sevil Nas Can; vücuttaki kolesterol ve yağ seviyeleri üzerinde, bağışıklık sistemini güçlendirmede, göz ve cilt üzerinde olumlu etkileri bulunan Omega-3 içeren gıdaların, sinir sistemine de çok iyi geldiğini söylüyor. Can; kış aylarında iyice artan depresyon durumlarında kendimizi daha iyi ve sakin hissetmemizi sağlayacak, beynimizi güçlendirecek ve strese karşı direncimizi artıracak olan Omega-3 içeren gıdaları sıraladı: (more…)
-Her insan gibi bizim de yanlışlıklar yapabileceğimizi kabul etmeliyiz.ta ki,bir daha aynı hatalara düşmeyelim…
-Hayatta bir çok olumsuzluklar,örneğin;trafik,çevre kirliliği,su problemi,ekonomik,sosyal,siyasal krizler olduğunu görüyoruz.Elbette ki bunlar ruhsal yapımızı olumsuz etkileyecek,fakat yaşadığımız ortamda mutlaka zevk alacağımız güzellikler vardır.Onları görmeye çalışalım.Örneğin;yürüdüğümüz bir bahçedeki çöplüğe değil,hoş kokulu güllere ve doğanın yeşilliğine bakalım.’’Güzel görüp,güzel düşünüp,hayatımızdan lezzet alalım.’’(more…)
Ağlamakla ilgili yukarıdaki gibi bir çok sözler söylenmiştir.Ağlamak çok doğalve olması gereken bir davranıştır.Evren içerisinde onun küçültülmüş bir örneği olan insan evren içindeki genel düzen ve cihengin bir parçasıdır.Dolayısıyla var olan hiçbir özellik boş ve anlamsız değildir.Ağlamayı doğuran uyaranlar hem hüzün verici hem de sevinç uyandıran uyarılardır.beyin duygusal merkezlerinde çıkan emirlerle göz yaşı bezleri faaliyete girer ve göz yaşı üretilmeyeve akmaya başlar.Tabii ki bu arada stres gerginlikler,aşırı sevinç ve heyecan giderilmiş ve yatıştırılmış olur.insan kas ve sinir sistemini yatıştıran bir işlevi vardır.(more…)
Anksiyetenin en iyi tanımı, somatik belirtilerin de eşlik ettiği, normal dışı, nedensiz bir tedirginlik ve korku halidir.
Anksiyeteyi, kaygı, sıkıntı, bunaltı, endişe olarak da adlandırabiliriz. Anksiyete yaşayan kişi bu durumu “kötü bir şey olacakmış hissi”, “hoş olmayan bir endişe hali” ya da “nedensiz bir korku” şeklinde ifade eder. Korku, dışarıdan gelebilecek kaynağı belli gerçek bir tehlike karşısında ruhsal ve bedensel olarak verilen bir tepki biçimidir. Böyle gerçek bir tehlike ile karşılaşan kişi şiddetli bir korku duygusuyla beraber fiziksel tepkiler de gösterir: kalp çarpıntısı, titreme, terleme, gözbebeklerde büyüme, ürperme, v.b. gibi. Anksiyete de kişi sanki kötü bir şey olacakmış gibi nedeni belirsiz bir endişe hisseder. Anksiyete, nedeni hakkında net bir bilgimizin olmadığı, içsel bir tehlike ya da tehdit karşısında gösterilen psikolojik bir tepki olmasına rağmen, korkuda olduğu gibi bedensel belirtilerin eşlik ettiği bir durumdur. Bu durum çok hafif bir tedirginlik ve gerginlik duygusundan panik derecesine kadar varan değişik yoğunluklarda yaşanabilir. (more…)
Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi? Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?
Şans nedir gerçekten?(more…)
Ege Üniversitesi Temel Tıp Bilimleri Fizyolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurselen Toygar, ’genetik.com’a, beynimizi daha fazla çalıştırmak için neler yapılabileceğimiz konusunda şu bilgileri veriyor: “Her gün gittiğiniz yolu, sabah uyandığınız müziği, oda ve büronuzun düzenini, birtakım rutin olarak yaptığınız şeyleri değiştirerek, beyninizi şaşırtın. Çalışmayan beyin hücrelerini çalışır hale getirirsek, 60 yaşında bile bir gencin beyni kadar aktiviteye sahip olabiliriz. Beynin emir vermeden çalışmıyor. Sürekli aynı yönde yapılan şeyler, beyni tembelleştiriyor. (more…)
Gülmek daha sağlıklı bir yaşam sürmek için en az diyet ve egzersiz kadar önemli. Araştırmalar mizah duygusunun hastalıklara karşı direnci artırdığını ortaya koyuyor. Mizahın tedavi açısından önemine inanan Acıbadem Sağlık Grubu’nda 20 hemşireden oluşan bir grup, hastane palyaçoluğu eğitimi aldı. “Bir kahkaha, bir kilo pirzolaya bedeldir.” Ataları- mızın yüz yıllar önce söylediği bu söz, günü- müzde bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış bir gerçek halini aldı. (more…)
İnsan dışında hiçbir canlı gülemez. Ağaçlar, yara aldıkları zaman kuruyabilir, tarlalardaki yabani hayvanlar açlıkla, acıyla bağırabilirler; ancak yalnızca ben gülmekle ödüllendirilmiş bulunuyorum ve bunu istediğim zaman kullanabilirim. Bundan böyle gülme alışkanlığını edineceğim.